Hedefe Giden Yolda Zor Basamakları Aşmak

Gelişim

HEDEFE GİDEN YOLDA ZOR BASAMAKLARI AŞMAK

Hedefler, insanın hayatına bir yön veren ve motive eden güçlü araçlardır. Ancak bu hedeflere ulaşmak, genellikle düz bir yolculuk değil, inişli çıkışlı, bazen zorlayıcı basamaklardan geçmeyi gerektirir. Her büyük başarı, zorluklarla başa çıkabilme yeteneği sayesinde doğar.

PROF. DR. H. NERMİN ÇELEN
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi

İnsan, yaşamı boyunca içinde bulunduğu her durumda başarılı olmayı hedefler. Başarıya ulaşmak çoğu zaman engebeli yollardan geçmeyi ve kararlı bir duruş sergilemeyi gerektirir. Bir yıl daha sona ererken, yeni başlangıçların verdiği motivasyonla hedefler belirlemek, kendimizi tanıyıp güçlü yönlerimizi keşfetmek için iyi bir fırsattır. Ancak hedefe ulaşmak, yalnızca yolun sonuna değil, yolda karşımıza çıkan zorluklara nasıl yaklaştığımıza da bağlıdır.

ZORLUKLARLA BAŞA ÇIKARKEN GEÇMİŞTEN GELEN DAVRANIŞ KALIPLARI AŞILABİLİR

Her birey, çocukluk döneminden itibaren çevresinden aldığı etkilerle gelişir. Erken yaşlarda kazanılan direnç, ilerleyen dönemde zorluklarla başa çıkma mekanizmalarımızın temelini oluşturur. Bugünün gençliğini en çok etkileyen; aile, okul ve sosyokültürel ortamdır. Bir fidanın bile ağaç olup meyve verene kadar toprağın türü, tohumunun kalitesi ve hava koşullarının etkisinde kaldığı düşünülecek olursa, insanoğlunun da başarıya erişmek için bu faktörlerden ve çocukluktan getirdiği özelliklerden oluşan bir bütün olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Kişinin, bugünkü durumunu geçmişin yansımaları olarak değerlendirdiğimizde, bebeklik ve çocukluk dönemlerini daha yakından incelememiz gerekir.

Ergenliğin ilk ve son evrelerinde yaşanan olumsuz koşullar, ileride kişinin zor durumlarla nasıl baş edebileceğine dair ipucu verir. Örneğin, aile içerisinde geliştirilen güvensiz bağlanma duyguları, ileride iletişim yetersizliği, psikolojik dayanıklılığın düşük olması ve motivasyon eksikliği gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Davranışlarını sıklıkla baskılayan otoriter bir ailede büyüyen kişiler, ilerleyen zamanda zorluklarla başa çıkarken durumdan kaçmaya meyilli bir yapı geliştirebilir. Benzer şekilde, çocukluğunda sürekli başkalarıyla kıyaslanan kişilerde başarısızlık kaygısının daha yüksek olduğu görülür. Ancak, hangi koşullarda yetişmiş olursa olsun, her bireyin zorluklar karşısında dayanıklılık geliştirme yolları vardır.

BAŞARIYA ULAŞTIRAN SORUMLULUK DUYGUSU

Başarıyı destekleyen bir diğer önemli faktör ise sorumluluk almayı bilmek ve bu sorumluluğun gerektirdiği öz disiplini geliştirmektir. Sorumluluk duygusu, zorlukların üstesinden gelmeye ve pes etmeyerek zamanı iyi kullanmaya yardımcı olur. İş hayatında bulunan her birey için sorun çözebilme, sorumluluk alma ve en önemlisi kendini geliştirme çabası, başarı yolculuğunda onu bir adım öne taşır. Hedeften vazgeçmemek ve hatalarımızdan öğrenmek, daha önceki zorlu deneyimleri fırsata dönüştürerek gelecekteki başarıların kapısını açar.

Sorumluluk almak bir işi zamanında yapabilmenin ötesinde, başarıya giden yoldaki süreç ve sonuçları, üzerine düşeni en iyi yapacak şekilde yerine getirme anlayışıdır. Öncelikle kendi hayatımızdaki sorumlulukları üstlenmekle, hedeflerimize ulaşmak için daha güçlü bir motivasyon ve netlik kazanırız.

ANLAM DUYGUSU KAZANMIŞ BİREYLER ZORLUKLAR KARŞISINDA DAHA GÜÇLÜDÜR

Zorluklar, insanı geliştiren ve büyüten en değerli öğretmenlerdir. Hedeflerimize bağlı kalmak için anlam duygusu geliştirmek büyük önem taşır. Avusturyalı bir nörolog ve psikiyatrist olan Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı adlı eserinde, zorluklarla başa çıkmanın temelinin “anlam” olduğunu vurgular. Frankl’a göre; insanın yaşadığı her türlü zorluk ve sıkıntı, kendisi için yeni bir perspektif sağlayan bir anlam taşıyor olduğunda, kişi zorlukları atlatma gücü bulur. Frankl’ın bu yaklaşımı, zorlukların içinde öğrenmeyi ve büyümeyi sağlayacak bir anlam bulmasının, insanın ruhsal sağlığı üzerindeki güçlü etkisini gösterir.

Başarının arkasında yatan gerçek güç, zorluklar karşısında yılmamak ve hedefe giden yolu kaybetmemektir. Her deneyim, bireyin kendisini yeniden keşfetmesi ve güçlü yönlerini geliştirmesi için bir fırsattır. Başarıya ulaşmak için güçlü bir anlam duygusuna sahip olmak, azim ve sabırla ilerlemek ve zorlukları yeni başlangıçlara çevirmek başarının temel adımlarıdır.

HER ZORLUK YENİ BİR BAŞARIYA AÇILAN KAPIDIR

Çoğu insan için başarı, sadece ulaşılan bir sonuç değil, bir süreçtir. Bu süreçte karşımıza çıkan mentorlardan öğrendiklerimiz, çevremizdeki destek sistemlerinden aldığımız güç, başarının kapılarını aralamada önemli bir rol oynar. Kimi zaman bir usta, bir öğretmen ya da iş yerindeki bir yönetici, yol gösterici olarak karşımıza çıkar ve zorluklarla başa çıkmada bize ilham olur. Zorluklar bize olgunlaşma ve yetişkin olma fırsatları sunar ve her defasında daha güçlü bir versiyonumuzu yaratır.

Başarıya giden yol, geçmişteki zorlukları anlamlandırmak ve her deneyimi bir gelişim fırsatı olarak görmektir. Bunu başaran bireyler hem kendi potansiyellerini keşfeder hem de ilerlemelerine katkıda bulunan değerli bir farkındalığa ulaşırlar. Böylece, geleceğe daha sağlam adımlarla yürür ve gerçek başarıya ulaşır. Yeni yılın başlangıcı, bu adımları yeniden gözden geçirip kendimizi daha ileriye taşımak için harika bir fırsattır.