

Dijital Dünya
BANKACILIĞIN YENİ NORMALİNİ YAPAY ZEKÂ BELİRLİYOR
Bankacılık sektörü, yapay zekânın hızla gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla köklü bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. McKinsey, Deloitte ve Forbes raporlarına göre, yapay zekâ tabanlı teknolojiler bankacılığın temel unsurlarını yeniden şekillendirerek müşteri deneyimini daha akıllı ve kişiselleştirilmiş hâle getirecek, operasyonel verimliliği artıracak ve risk yönetiminde devrim niteliğinde değişiklikler yaratacaktır. Dijitalleşmenin ivme kazandığı bu dönemde, yalnızca mevcut iş modelleri değil, aynı zamanda sektördeki meslek tanımları da yeniden yapılandırılmak zorundadır.
Araştırma Merkezi & İnşaat Fakültesi

Yapay zekâ, insan zekâsını taklit eden ve problem çözme, öğrenme, karar alma gibi bilişsel süreçleri gerçekleştirebilen bilgisayar sistemlerini ifade eder. Yapay zekânın temelleri, 1950’lerde Alan Turing’in “Turing Testi” kavramını ortaya atmasıyla atılmış ve John McCarthy’nin 1956’daki Dartmouth Konferansı’nda “yapay zekâ” terimini kullanmasıyla bilimsel bir alan olarak kabul edilmiştir. O günden bu yana, yapay zekâ makine öğrenmesi, derin öğrenme ve doğal dil işleme gibi alt dallarla büyük bir gelişme kaydetmiş ve finans sektörü dâhil olmak üzere pek çok alanda uygulanmaya başlanmıştır. Özellikle, yapay zekânın karmaşık finansal süreçlerde uygulanabilir hâle gelmesi, bankacılık ve sigortacılık sektörlerini önemli ölçüde dönüştürmüştür.

BANKACILIKTA YAPAY ZEKÂNIN KULLANIMI
Bankacılık sektörü, yapay zekânın sunduğu otomasyon ve veri analitiği yeteneklerinden faydalanarak operasyonel verimliliğini artırmaya yönelmiştir. 1980’lerden itibaren, bankalar kredi risk analizinde temel algoritmaları kullanmaya başlamış ve 2000’li yıllarla birlikte dolandırıcılık tespiti, portföy yönetimi ve müşteri hizmetlerinde yapay zekâ tabanlı uygulamaları entegre etmeye başlamıştır. Son yıllarda, büyük veri ve hesaplama gücündeki artışla birlikte, yapay zekânın bankacılıktaki kullanım alanları çok daha genişlemiştir. Ayrıca, finansal teknoloji şirketlerinin gelişimi, geleneksel bankaların rekabetçi kalabilmesi için yapay zekânın daha etkin kullanmalarını zorunlu hâle getirmiştir. Forbes raporuna göre, müşteri temsilcileri ve operasyon yöneticileri gibi geleneksel roller giderek azalırken, yapay zekâ uzmanları, veri analistleri ve dijital strateji danışmanları gibi yeni meslek grupları ortaya çıkacaktır.

BANKACILIKTA DOĞAL DİL İŞLEME (NLP), TAHMİNE DAYALI ANALİTİK (PREDICTIVE ANALYTICS) VE BÜYÜK DİL MODELLERİ (LLM)
Yapay zekâ destekli sistemler, bankacılık sektöründe hızla yaygınlaşmakta ve giderek daha karmaşık hâle gelmektedir. Commonwealth Bank of Australia (CBA), iş müşterileri için CommBiz Gen AI adlı bir yapay zekâ ajanı sunarak, müşteri taleplerine hızlı ve etkili çözümler sağlamaktadır. Ayrıca, Wells Fargo, AI’nin finansal analiz, müşteri hizmetleri ve risk yönetimi gibi alanlarda giderek daha kritik bir rol oynayacağını belirterek bu alandaki yatırımlarını artırmaktadır. Sydney merkezli fintech şirketi Rich Data Co, bankaların kredi değerlendirme süreçlerini iyileştirmek için yapay zekâ tabanlı çözümler sunmaktadır. Google Cloud’un AI çözümleri de bankacılıkta tahmine dayalı analitiğin kullanımını artırarak dolandırıcılık tespiti, müşteri segmentasyonu ve finansal planlama gibi alanlarda bankalara büyük avantajlar sağlamaktadır.
Ek olarak, JPMorgan Chase gibi büyük finans kuruluşları, AI tabanlı veri analitiğini kredi risk değerlendirme ve yatırım portföy yönetimi için kullanmaktadır. Bank of America’nın sanal asistanı ‘Erica’, AI destekli müşteri etkileşiminde sektörde öncü örneklerden biri olarak, müşterilere anlık finansal bilgiler ve öneriler sunmaktadır. HSBC ve Citibank ise dolandırıcılık tespitinde yapay zekâ destekli tahmine dayalı analitiği kullanarak, sahtekârlık girişimlerini gerçek zamanlı olarak belirleyip önlem almaktadır.
Türkiye’de bankacılık sektörü, yapay zekâ teknolojilerini benimseyerek müşteri hizmetlerinden risk yönetimine kadar birçok alanda yenilikçi uygulamalar geliştirmektedir. Örneğin, bazı bankalar yapay zekâ tabanlı sanal asistanlar kullanarak müşterilere 7/24 hizmet sunmakta ve işlemleri hızlıca gerçekleştirmektedir. Ayrıca, bankalar yapay zekâ destekli dolandırıcılık tespit sistemleri ile şüpheli işlemleri anında belirleyerek güvenliği artırmaktadır. Bunun yanı sıra, kredi başvuru süreçlerinde yapay zekâ algoritmaları kullanılarak risk değerlendirmeleri daha hızlı ve doğru bir şekilde yapılmaktadır. Türkiye’deki bankalar, yapay zekâya yaptıkları bu tür yatırımlarla dijital dönüşümlerini hızlandırmakta ve müşteri deneyimini iyileştirmektedir.
DİJİTAL İKİZ TEKNOLOJİLERİ VE ENDÜSTRİ 5.0 ENTEGRASYONU İLE VERİMLİLİĞİ ARTIRMAK
Yapay zekâ ve Endüstri 5.0 teknolojilerinin bankacılık sektöründe uygulanması, özellikle gayrimenkul yönetimi, tesis yönetimi ve doğal afet risk yönetimi süreçlerinde büyük fırsatlar sunmaktadır. Dijital ikiz teknolojileri, fiziksel varlıkların dijital ortamda gerçek zamanlı olarak takibini sağlayarak bankaların gayrimenkul portföylerini daha etkin yönetmesine olanak tanımaktadır. Dijital ikiz teknolojileri, özellikle akıllı binalar, akıllı şehirler ve deprem riski yönetimi kapsamında bankaların sahip olduğu veya ipotek altında bulundurduğu gayrimenkullerin değerini maksimize etme fırsatı oluşturmaktadır. Örneğin, dijital ikizler sayesinde bir bina veya tesisin enerji tüketimi, bakım ihtiyaçları, kullanım senaryoları ve deprem gibi doğal afetlere karşı dayanıklılığı gerçek zamanlı olarak izlenebilmekte ve proaktif müdahalelerle maliyetler düşürülmektedir. Bankalar, ipotek portföylerinde yer alan gayrimenkullerin bakım maliyetlerini optimize ederek kredi teminatlarının değerini koruyabilir ve risklerini azaltabilir.
Özellikle deprem riski yüksek bölgelerde, dijital ikiz ve yapay zekâ entegrasyonu ile binaların yapısal sağlığı anlık olarak izlenebilir ve olası bir deprem durumunda hasar tespiti hızlıca yapılabilir. Böylece bankalar hem fiziksel varlıklarını hem de teminat olarak kabul ettikleri gayrimenkulleri koruma altına alabilir. Bu durum, finansal kayıpların minimize edilmesi ve kriz yönetimi süreçlerinde etkinliğin artırılması açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Endüstri 5.0’ın sunduğu akıllı otomasyon çözümleri ile dijital ikiz teknolojilerinin birleşmesi, bankaların yalnızca gayrimenkul yönetiminde değil, aynı zamanda genel operasyonel süreçlerinde de verimlilik sağlamaktadır. Akıllı binaların enerji verimliliğini artıran otomasyon sistemleri ile bankaların şube ve ofis giderleri azaltılabilir, bu da genel kârlılığı doğrudan etkileyen bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Dijital ikiz teknolojileri, fiziksel varlıkların dijital ortamda gerçek zamanlı olarak takibini sağlayarak bankaların gayrimenkul portföylerini daha etkin yönetmesine olanak tanımaktadır.

AI DESTEKLİ BANKACILIĞA GEÇİŞ İÇİN STRATEJİK ÖNERİLER
Yapay zekâ ve dijital dönüşüm, bankacılık sektöründe köklü değişimler ortaya çıkarmış ve çıkarmaya devam etmektedir. Yapay zekâ tabanlı teknolojiler sayesinde bankalar, operasyonel süreçlerini otomatikleştirerek maliyetleri azaltmakta, müşteri memnuniyetini artırmakta ve dolandırıcılık gibi risklere karşı daha proaktif önlemler alabilmektedir. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir ve etkin bir şekilde sağlanabilmesi için stratejik planlama ve vizyoner yaklaşımlar gerekmektedir. Özellikle Türkiye’nin finansal bağımsızlığını güçlendirmek ve küresel bankacılık ekosisteminde rekabet gücünü ve verimi artırmak adına bankalar önemli bir fonksiyona sahiptir. Bankaların, yapay zekâ ve Endüstri 5.0 teknolojilerine yapacağı yatırımlarla birlikte, dijital ikiz teknolojilerini de iş süreçlerine entegre etmeleri büyük önem
taşımaktadır. Bu entegrasyon, bankaların yalnızca kârlılığını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda müşteri deneyimini kişiselleştirerek sektörde fark atmalarını sağlayacaktır. Ayrıca, bankaların çalışanlarını yeni dijital çağın gereksinimlerine uygun şekilde eğitmeleri ve mevcut insan kaynağını veri bilimi, yapay zekâ ve analitik yetkinliklerle donatmaları gerekmektedir. Üniversitelerle yapılacak iş birlikleri ve akademi-endüstri ortaklıkları sayesinde, bankacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu yetenek havuzu genişletilebilir ve yenilikçi çözümler daha hızlı geliştirilebilir.
Sonuç olarak, yapay zekâ çağında finans sektörünün kazananları, değişime erken uyum sağlayan ve teknolojiyi stratejik olarak iş süreçlerine entegre eden kuruluşlar olacaktır. Bankaların bu süreçte inovasyon odaklı yaklaşımı benimsemeleri, Ar-Ge departmanlarına daha fazla kaynak ayırmaları ve sektöre değer katacak projeleri hayata geçirmeleri, sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli başarı için kritik öneme sahiptir.
KAYNAKLAR:
“Building the AI Bank of the Future” – McKinsey,
https://www.mckinsey.com/~/media/mckinsey/industries/financial%20services/our%20insights/building%
20the%20ai%20bank%20of%20the%20future/building-the-ai-bank-of-the-future.pdf
“The Future of AI in Banking” – Forbes,
https://www.forbes.com/councils/forbesbusinesscouncil/2023/03/20/the-future-of-ai-in-banking/
“Artificial Intelligence: Transforming the Future of Banking” – Deloitte, https://www2.deloitte.com/content/
dam/Deloitte/us/Documents/process-and-operations/us-ai-transforming-future-of-banking.pdf
Google Cloud AI in Banking:
https://cloud.google.com/discover/ai-in-banking
Appinventiv, AI in Banking:
https://appinventiv.com/blog/ai-in-banking/