Gerçek Gelişim Nerede ve Nasıl Başlıyor

Gelişim

GERÇEK GELİŞİM NEREDE VE NASIL BAŞLIYOR?

Gerçek bir gelişim için hayatı kökten değiştirecek kararlar almak yerine aynı hayatın içinde küçük ama bilinçli düzenlemeler yapabilmekle başlar. Bir anda radikal kararlar alarak ani değişimlere girmek cesaret verici gibi görünse de, çoğu zaman kişide yetersizlik ve başarısızlık duygularını arttırabilir.Bu nedenle gerçek gelişim çok daha sessiz, daha yavaş ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen bir süreçtir.

EDA ERGÜR
Uzman Psikolog
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi

Kişisel gelişim denildiğinde çoğunlukla aklımıza büyük cümleler ve büyük adımlar gelir. Psikolojik güven alanından çıkmamızın, kendimizi zorlamamızın, risk almamızın motive edici olduğu düşünülse de günlük hayatın gerçekliğinde bunlar çok da uygulanabilir değildir.

GÜVENDE OLMADAN DEĞİŞİM MÜMKÜN MÜ?

Son yıllarda kişinin kendini zorlaması ve alışıldık sınırlarının dışına çıkması gerektiği sıkça vurgulanıyor; oysa ki insanın kendini güvende hissettiği bir zemin olmadan gelişmesi mümkün değildir. Öğrenme ve değişim için en temel ihtiyaç, güvenlik hissidir. Tedirgin, baskı altında ya da sürekli zorlanmış hissettiğimiz durumlarda zihinsel gelişim gerçekleşmez; çünkü zihin bu hâllerde yalnızca hayatta kalmaya odaklanır. Bu nedenle, kişinin kendini güvende hissettiği alanı adım adım genişletebilmesi, her şeyi bir anda geride bırakmaya çalışmaktan çok daha kalıcı ve sağlıklı bir dönüşüm sağlar. Değişmek için attığımız adımlarda hedefe ulaşılamayan anlar bile öğretici hâle gelir. Bu da olanı reddetmek yerine kabullenmeyi ve yeniden denemeyi mümkün kılar.

DEĞİŞİM NEREDE BAŞLAR?

Gerçek değişim, dış koşulları değiştirmeye çalışmadan önce, kendimizle kurduğumuz ilişkiyi fark ettiğimiz yerde başlar. İş yerinde sorun yaşadığımızda bir anda işi bırakmak yerine iş yerinde kendimizi koruyacak sınırlar koyabilmeyi öğrenmemiz asıl dönüşümümüzü sağlayacak bir adım olarak değerlendirilebilir. Sahip olduğumuz hayatta daha iyi nefes alabilmemizi ve gelişmemizi sağlayacak olan tohumlar küçük fark edişlerin birikimi ile mümkündür. Örneğin öz güvenli biri olabilmek için bir günde atacağımız radikal bir adım yerine kendimizi değersiz hissettiğimiz anlarda bunun farkına vararak durabilmemiz gerçek değişime giden sağlıklı yol olacaktır.

Gün sonunda tükenmiş hisseden ama yine de “dayanmalıyım” diyerek devam eden biri için gelişim, hayatı bir anda değiştirmek zorunda olmak değildir. Bazen gelişim, her akşam oturduğu koltukta kendine şunu sorabilmektir: “Bugün beni asıl zorlayan neydi?” Bu soruya verilen dürüst bir cevap, harekete geçmekten önce gelen sessiz bir eşiktir.

CESARETİ YENİDEN TANIMLAMAK

Gelişim her zaman ilerleyerek olmaz, iniş çıkışlı bir yoldur; bazen duraklarız, bazen geri adım atarız, bazen de uzun süre aynı yerde sayıyor gibi hissedebiliriz. Önemli olan bu süreçte bunlara da izin verebilmektir, çünkü bu duraksamalar zihnin ve bedenin yeni duruma uyum sağlama sürecidir. Bu durumu başarısızlık olarak algılamadan, sürecin doğal bir parçası olarak kabul etmek gelişime olumlu yansıyacak ve sürdürülebilirliği artıracaktır.

Gerçek gelişim kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesiyle başlar, kendi sınırlarını, ihtiyaçlarını ve temposunu tanıyarak gelişebilmek mümkündür. Herkes için gelişim süreci farklıdır, bazılarımız için gelişim çok risk almakken, bazılarımız için durup dinlenebilmektir, bazılarımız için sesini yükseltmek gelişim iken bazılarımız için sessiz kalabilmektir. Bu sebeple herkesin gelişim yolu kendine özgüdür.

GÜRÜLTÜSÜZ DÖNÜŞÜM

Sonuç olarak, gelişim bir sıçrama değil, bir birikim olarak tanımlanabilir; küçük ama sürekli adımlarla gerçekleşen bir süreçtir. Büyük kararlar ve adımlar yerine küçük farkındalıklar, bilinçle atılan küçük ama sürekli adımlarla dönüşebilmek mümkündür. Gerçek gelişim sessiz ve yavaştır, çoğu zaman dışarıdan fark edilmez ama iç dünyamızda kalıcı ve derin bir yer edinir.