Hassas Ciltler İçin Beş Kritik Soru

Sağlık

HASSAS CİLTLER İÇİN BEŞ KRİTİK SORU

Hassas cilt için tıbbi bir tanımlama yoktur, ama hassas cildin bakımlara karşı daha duyarlı olduğu, bu nedenle de normal cilde kıyasla tahrişlere daha eğilimli olduğu söylenebilir. Hassas ciltte kesinlikle bariyer fonksiyonu bozukluğu vardır. Bu nedenle sinir uçları tahriş edici maddelere karşı daha savunmasızdır.

Uzman Dr. Sinan İBİŞ

Özel Flavius Poliklinigi

Hassas cilde sahip kişilerde bağışıklık sistemi normal ciltlere göre daha duyarlı ve nörolojik (sinirsel) tepkiler daha yüksek olabilir. Bazı uzmanlara göre aşırı peeling uygulamaları ve cildi canlandıran bakım ürünlerinin fazlaca kullanılması hassas ciltlerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Hassas cildi olan kişiler subjektif belirtilerin neden olduğu sorunlar yaşar. Bunlar yanma, sızlama ve kaşınma olarak sıralanabilir. Subjektif belirtiler, nörolojik faaliyetler sonucu ortaya çıkan, görünmeyen sadece hissedilen belirtilerdir. Objektif belirtiler ise görünürler ve çoğu zaman ölçülebilirler. Kızarıklık ve pullanma hassas ciltlerin objektif belirtilerindendir.

HASSAS CİLT KALITSAL MIDIR?

Güçlü kanıtlara göre cilt yapısı kesinlikle kalıtsaldır. Kızıl saçlı, açık tenli ve mavi veya yeşil gözlü (Fitzpatrick Tip I) kişiler, Akdeniz kökenli olanlara nazaran daha ince bir cilde sahiptir. Akdenizli cildi Fitzpatrick Tip IV cildidir ve daha kalın olduğu için bariyer fonksiyonu bozuklukları daha az görülür. İrlandalılar, İskoçlar, İngilizler ve Keltler gibi batı Avrupa kökenliler genellikle daha ince ve hassas bir cilde sahiptir. Epidermis ince olduğunda, sinir uçları ve kan damarları yüzeye daha yakındır. Bu cilt tipine sahip insanlar güneşe, sıcağa ve soğuğa karşı çok daha duyarlıdır, çünkü cilt tabakaları ve koruyucu yağlar yeterli olmadığından bariyer fonksiyonu bozuklukları daha kolay oluşur. Bu bozukluk nedeniyle tahriş edici unsurlar cilde rahatlıkla nüfuz edebilir, yangı ve kızarıklıklara neden olabilir. Bariyer fonksiyonu bozukluğu sonucunda dehidrasyon olarak bilinen dermal su kaybı meydana gelir. Bu da kuruluk, pullanma, kaşıntı ve batma yapar.

HASSAS CİLT NEDEN KOLAYCA KIZARIR?

Fitzpatrick Tip I ciltlerinde kan damarları cilt yüzeyine kalıtsal olarak daha yakındır. Her türlü enflamasyon, hatta sıcak hava veya sıkıntılı bir durum bile yüzdeki kan damarlarının genişlemesine neden olur. İnce ciltlerde bu kanlanma gözle görülür, çünkü cilt hem daha incedir hem de daha açık renklidir. Kan damarlarının içinde bulunan bağışıklık sistemi, hassas ciltlerde çabuk tetiklenir. Bağışıklık sistemi bir tahriş unsuruna veya yangıya karşı harekete geçtiğinde, ilgili bölgeye bağışıklık fonksiyonu nedeniyle kan hücum eder. Bu nedenle cilt anında kızarır ve bu kızarıklık yangı devam ettiği sürece geçmez.

İNCE CİLT NEDEN HEP PEMBE GÖRÜNÜR?

Yangı olmasa bile açık tenli insanların ciltleri kan damarları yüzeye daha yakın olduğu için pembemsi görünebilir. Bu ten renginde pigmentler de az olduğu için kızarıklık daha da belirgindir.

BARİYER FONKSİYONUNUN DURUMU KIZARIKLIĞI ETKİLER Mİ?

Hem de fazlasıyla! Bozuk bir bariyer fonksiyonu tahriş gücüne sahip maddelerin cilt yüzeyinden içeriye nüfuz etmelerine neden olur, bu da bağışıklık sisteminin yangıya karşı ilgili bölgeye kan yönlendirmesiyle sonuçlanır. Ne zaman bir tahriş unsuru cilde nüfuz etse, bağışıklık sistemi bir savunma stratejisi olarak o bölgeye kan gönderir. Cildin kızarmasının nedeni budur.

BARİYER FONKSİYONUNU İYİLEŞTİRMEK KIZARIKLIĞI AZALTIR MI?

Kesinlikle! Daha iyi çalışan bir bariyer fonksiyonu sadece kızarıklığı azaltmakla kalmaz; aynı zamanda yanma, sızlama, kaşınma olarak hissedilen hassasiyetleri de azaltır. Nemlilik önemli ölçüde artar ve pullanma azalacağından cilt daha pürüzsüz görünür. Hassas ciltlerde bariyer fonksiyonunun daha iyi çalışmasını sağlamak için uyulması gereken kurallar şunlardır:

  • Az köpüren veya köpürmeyen bir temizleme ürünü kullanın, temizleme sütlerini tercih edin. Hassas ciltlere özel, parfüm içermeyen ve tahriş yapmadığına dair dermatolojik olarak test edilmiş bir ürün seçin. Bu ürün kızarıklığı azaltan maddeler de içerebilir. Köpüren temizleme ürünlerinde fazla sebumu giderebilmek için deterjan vardır. Hassas ciltler daha ince oldukları için sebum miktarı da genellikle daha az olur, bu nedenle deterjan koruma lipitlerini yok etmeye başlar.
  • Cildin emilimini artıran maddelerden sakının. Asit içeren peelingler, propylene glycol veya sert alkoller (bunlar başka cilt tipleri için yararlı olsa bile) kaçınılması gereken maddeler arasında yer alır. Kullandığınız toniklerin hassas ciltler için üretilmiş ve test edilmiş olduğundan emin olun.
  • Keseleme ve microdermabrazyon gibi mekanik peeling türlerini zorunlu olmadıkça uygulamayın. Bunlar da bariyer fonksiyonuna zarar verebilir.
  • Lipit destekler içeren, bariyer fonksiyonunu tamir edebilecek ve güçlendirebilecek maddeler içeren ürünler kullanın. Sphingolipidler, phospholipitler, yağ asitleri ve kolesterol bu maddeler arasında yer alır.
  • İleri derecede hassas ciltlerde petrolatum veya silikon içeren ürünler kullanmak suretiyle cilt yüzeyinde yapay bir koruyucu tabaka oluşturmak mümkündür. Bu ürünler, cilt yüzeyini dış etkenlere karşı koruyacakları için, bariyer fonksiyonunun kendini doğal olarak yenilemesine yardımcı olurlar.
  • Güneş özellikle hassas ciltlerde koruma lipitlerinin azalmasına neden olur.