Savunma Mekanizmaları Ve Hayal Kurmak

Gelişim

SAVUNMA MEKANİZMALARI VE HAYAL KURMAK

Savunma mekanizmaları ve hayal kurmak, psikolojide birbiriyle bağlantılı iki önemli kavramdır. Savunma mekanizmaları bireyde bilinç dışı stres, kaygı ve çatışmaları ortadan kaldıracak stratejilerdir; hayal kurmak ise gerçeklerden uzaklaşıp bir nevi zihinsel kaçış veya yaratıcı çözüm arayışıdır. Savunma mekanizmaları, hayal kurma yoluyla işler hâle gelir.

PROF. DR. H. NERMİN ÇELEN
Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi

Savunma mekanizmaları akıl sağlığımızla ilintili değildir. Psikolojik sağlığı korumak amacıyla geliştirilen bir tür düşünme örüntüsüdür. Sağlıklı savunma mekanizmaları, travma, stres ve sıkıntıyı ortadan kaldırmak, olumsuz duygularımızdan arınmak, hoş olmayan zor bir durumdan veya görevden kaçınmak için kullanılırsa bir daha aynı durumda kalındığında aynı savunma mekanizması kullanılır. Sigmund Freud ile başlayan savunma mekanizması tanımları Anna Freud ve diğerlerinin görüşleriyle çeşitlenmiştir. Örnek verecek olursak; inkâr, bastırma, yansıtma, karşıt tepki, geriye dönüş, entelektüelleşme, telafi etme en çok bilinen ve kullanılan savunma mekanizmalarıdır.

SAVUNMA MEKANİZMALARI VE HAYAL KURMAK

Hayal kurmak, insanın içsel dünyasına bir yolculuk yapmasını sağlar ve gelişim yolculuğunun önemli bir parçasıdır. İnsanlar, yaşamın getirdiği stresle başa çıkabilmek için çeşitli savunma mekanizmaları kullanırken, aynı zamanda hayal kurmak da bu süreçte onlara büyük bir destek sunar. Savunma mekanizmaları, bireyin bilinç dışı olarak stres, kaygı ve içsel çatışmalarla başa çıkabilmesi için geliştirdiği stratejilerdir. Bu mekanizmalar, bireyin duygu düzenlemesine yardımcı olurken, hayal kurmak da bu sürecin önemli bir aracı olabilir.

HAYAL KURMAK GELİŞİMİN İÇSEL DÜNYASINA AÇILAN BİR PENCERE

Hayal kurma sadece bir kaçış yolu değil, aynı zamanda bireyin gelişimsel süreçlerini şekillendiren bir araçtır. Psikolojik olarak sağlıklı bir birey, zorluklarla başa çıkarken hayal kurmayı da doğal bir strateji olarak kullanır. Hayal kurmak, kişiye farklı bakış açıları kazandırır, yaratıcılığı teşvik eder ve yeni çözümler geliştirmesine yardımcı olur. Aynı zamanda birey, gerçeklikten geçici olarak uzaklaşarak içsel dünyasında yenilikçi çözümler üretebilir.

Savunma mekanizmalarının çoğu, bireyin hayal kurmasına yardımcı olur. Örneğin, travma sonrası stresle başa çıkarken birey, hayal gücünü kullanarak olumsuz duygulardan kurtulabilir. Bu süreçte, hayal kurma kişinin sağlıklı bir şekilde başa çıkmasına olanak tanırken, aynı zamanda onun gelişim sürecinde önemli bir rol oynar. Birçok insan için hayal kurmak, yalnızca bir “kaçış” değil, olgunlaşma ve gelişim adına çok önemli bir araçtır.

Bazı bireylerin hayalleri daha canlıdır ve bu canlılık, savunma mekanizmalarında da kendini gösterir. Örnek verecek olursak, “benimseme” savunma mekanizmasını kullananlarda başkalarının davranış ve düşünce özelliklerine benzer hayaller oluşturulur veya bir başka deyişle; kişi başkasının egosunu kendi egosuna mal eder.

Yer değiştirme mekanizmasında ise örneğin, patronu ile çatışma yaşayan birey patrona bir şey söyleyemez ama eve gittiğinde patrona söylemesi gereken sözcükleri evdeki yakınına yönlendirir ve buna ilişkin bir öykü oluşturur.

Bu örneklerde de görüldüğü gibi onu rahatsız eden duygularından kurtulmak için savunma mekanizmaları ve hayal gücünü birleştirerek psikolojik sağlamlığını yeniden kazanabilir. Yeter ki hayatı tamamen bunlara dayandırılmasın ve gerçeklerden uzaklaşmasın.

HAYAL KURMAK PSİKOLOJİYİ OLUMLU ETKİLER

Hayal kurmak birçok psikolojik gereksinimin yerini doldurur. Örneğin ödül alma ya da ölümcül bir hastalığın tedavisinin bulunması hayalleri… Hayal kurmak, çevreyle ilgili fazla dışsal uyaran olmadığında içsel düşünce ve duygulara yönelen senaryolarla kurgulanır. Genelde bunlar pozitiftir ve kişiye geçmiş deneyimlerin analizini sağlar, yaratıcılığa teşvik eder. Ama fazlası, günlük işlevleri bozar. Özellikle de bu düşüncelerin araba kullanırken veya yemek yaparken kurgulanmamasında yarar vardır. Çünkü hayal kurma sırasında beynin yapılanmasında farklılık oluşur ve beynin çevreye yönelik dikkati azalır. Yapılan çalışmalarda hayal kurarken beyindeki parietal, posterior cingular korteks ve epizodik bellek bölgelerinde farklılıklar meydana geldiği keşfedilmiştir.

Hayal kurmak havada şatolar oluşturmaya benzer. Gelecekteki amaçları, rüyaları, romantik ilişkileri, profesyonel yaşantıyı, motivasyonu sağlar. Hayaller, ilişkiyi olumluya çevirebilir. Hayaller bir tür zenginliktir. Gençlerin hayalleri çok büyüktür ve gelecekle ilgilidir. Yaş almış bireylerin hayalleri ise geçmişle ilgilidir. 

Bazen bireyler kendine rahatsızlık veren deneyimlerden kurtulmak için sanatı kullanılabilir. Burada olgun bir savunma mekanizması görülür; olumsuz özelliklerin verdiği duygular resim ya da edebiyat yoluyla rahatlıkla paylaşılır ve süblimasyon yoluyla kişi sıkıntılarından, çatışmalarından kurtulabilir veya bunun tam tersi izolasyonu tercih edebilir. Olgun sınıfına giren savunma mekanizmaları uyum sağlayıcı ve duygu düzenleyici bir strateji oluştururlar. Hoş olmayan anılar, duygular yani travmatik özellikler için bireyler bilinçli ya da bilinç dışı stratejiler geliştirir.

Hayal kurma, gelişim yolculuğunda bireylere önemli fırsatlar sunar. İnsanlar, zorluklar karşısında hayal kurarak, psikolojik sağlamlıklarını artırabilir ve yenilikçi çözümler geliştirebilirler. Hayal kurmak, bir tür içsel keşif yolculuğu gibidir. Kişi, iç dünyasında kendisini keşfederken, aynı zamanda yaratıcı düşünme yeteneklerini de güçlendirir. Hayal kurmak, insanın gelişim yolculuğunda önemli bir adımdır. Savunma mekanizmaları ve hayal kurma arasındaki bağlantı, bireyin psikolojik iyileşmesine ve gelişimine katkı sağlar. Her birey, zorluklarla başa çıkarken hayal kurmayı bir strateji olarak kullanır ve bu süreç, onun yaratıcı düşünme becerilerini, duygusal dayanıklılığını ve yaşamla olan ilişkisini güçlendirir. Hayal kurma, psikolojik sağlığı olumlu yönde etkileyerek, bireyin gelişiminde büyük bir rol oynar.

Hayal kurmak, bireyin içsel dünyasında bir keşif yolculuğudur. Gerçeklerle yüzleşirken, bazen zihnimiz bir adım geri atıp bizi rahatlatan, cesaretlendiren bir dünyaya davet eder. Bu süreç, sadece stresle başa çıkmanın bir yolu değil, aynı zamanda kişisel gelişimin bir parçasıdır. Hayal kurarak, kişi yalnızca yaşadığı zorluklardan geçici olarak uzaklaşmaz, aynı zamanda kendine dair yeni perspektifler keşfeder, yaratıcı çözümler bulur. Bazen, içinde bulunduğumuz anı anlamak için biraz hayal kurmaya ihtiyacımız vardır; çünkü bu, bize geleceği şekillendirecek gücü verir.