Ekip İçi İletişimi ve Empatiyi Önemsiyoruz

Şubeler

EKİP İÇİ İLETİŞİMİ VE EMPATİYİ ÖNEMSİYORUZ

Müşteri beklentileri hız ve dijital erişim yönünde değişse de güvenin temelinin yüz yüze iletişim olduğuna inanıyor; doğru yönlendirme ve güçlü iletişimle müşterilerimizin her zaman yanında olmaya devam ediyoruz.

Rukiye TANRIKULU YAPSAN

Mersin Şube Müdürü

Akdeniz’in en önemli ticaret ve liman kentlerinden biri olan Mersin’deki ziyaretimizde rotamızı Mersin Şubemize çeviriyoruz. Şehrin üretim, lojistik ve dış ticaret odaklı dinamiklerinin konuşulduğu söyleşimizde Mersin Şube Müdürü Rukiye Tanrıkulu Yapsan, farklı şehirlerde edindiği deneyimlerin meslek hayatına kattıklarını paylaşırken, bugün Mersin’de üstlendiği sorumlulukları ve Şubemizin çalışma yaklaşımını da içtenlikle aktarıyor.

“1982 yılında Ankara’da doğdum. İlk ve ortaöğrenimimi Ankara’da tamamladım. 2004 yılında Gazi Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun oldum. Meslek hayatıma 2008 yılında Bankamızın İstanbul Mecidiyeköy Ticari Şubesinde uzman yardımcısı olarak başladım. Daha sonra ticari ve KOBİ şubelerinde, genel müdürlük birimlerinde görev aldım. 2018 Temmuz ayında Karaköprü/Şanlıurfa Şubemize Şube Müdürü olarak atandım. Temmuz 2022 yılında Metropol/Mersin Şubemizden sonra Kasım 2025’ten bu yana da Mersin Şube Müdürü olarak görevime devam ediyorum.”

Ortaokul ve lisede öğrenim gören iki çocuk annesi olan Rukiye Tanrıkulu Yapsan ile yöneticilik anlayışını konuşuyoruz.

‘ŞEFFAF İLETİŞİMİ EKİBİMİZİN TEMELİ OLARAK GÖRÜYORUZ’

Mersin Şubesinin organizasyon yapısı ve ekip yönetimi anlayışını anlatan Rukiye Tanrıkulu Yapsan, güçlü bir ekip oluşturmanın temelinde şeffaf iletişim, ortak hedef bilinci ve ekip içi dayanışmanın yer aldığını vurgulayarak şunları söylüyor:

“Şubemizde 12 pazarlama, 12 operasyon olmak üzere toplam 24 çalışma arkadaşımızla müşterilerimize hizmet veriyoruz. KOBİ, perakende, bireysel pazarlama ve operasyon birimleri olarak yapılanmış durumdayız.

Ekip yönetiminde en çok önem verdiğim konu, şeffaf iletişim. Hafta başında kısa değerlendirme toplantıları yapıyor; hedef kalemlerimizi, incelenecek dosyaları, müşteri ziyaretlerini ve Bankamızın yeni ürünlerini birlikte değerlendiriyoruz. Hiyerarşiyi çok katı tutmamaya özen gösteriyorum. Şubedeki tüm çalışma arkadaşlarım fark ettiği herhangi bir konuda bana doğrudan ulaşabilmeli. Güçlü bir ekip oluşturmanın öncelikle sağlıklı bir iletişim ortamından geçtiğine inanıyorum. Bunun yanında ekip arkadaşlarımın hem benimle hem de birbirleriyle empati kurabilmelerini önemsiyorum.

Bankacılık süreçlerinde hızın ve etkinliğin artırılabilmesi için farklı birimlerde görev yapan arkadaşlarımızın, sürecin bir önceki ya da sonraki aşamasında çalışan ekip arkadaşlarının önceliklerini ve beklentilerini iyi bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu bilgi paylaşımının iş süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığına inanıyorum.”

‘GÜVEN İLİŞKİSİ HÂLÂ YÜZ YÜZE KURULUYOR’

Mersin’in çok kültürlü ticaret yapısının müşteri ilişkilerine yansımalarını değerlendiren Rukiye Tanrıkulu Yapsan, farklı sektörlerden ve farklı kültürel geçmişlere sahip müşterilerle çalışmanın önemli bir deneyim kazandırdığını belirtiyor. Son yıllarda müşteri beklentilerinin hız, çözüm odaklılık ve dijital erişim ekseninde değiştiğini ifade ederken, güven ilişkisinin ise hâlâ bankacılığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor:

“Mersin gerçekten çok katmanlı bir şehir. Bu çeşitlilik müşteri portföyümüze de yansıyor. Köklü ticaret ailelerinden genç girişimcilere kadar uzanan geniş bir müşteri profiline sahibiz. Başta Suriye olmak üzere farklı ülkelerden ortaklı girişimciler de bu portföyün önemli bir parçasını oluşturuyor. Narenciye üreticisinden tekstil ihracatçısına kadar birçok farklı sektörden müşterimize hizmet veriyoruz. Bu çeşitlilik başlangıçta zorlayıcı görünse de zamanla büyük bir avantaja dönüştü. Farklı sektörleri ve kültürel beklentileri daha iyi okumayı öğrendim.

Dijital bankacılık çok gelişmiş olsa da güven ilişkisi hâlâ yüz yüze kuruluyor. Özellikle ilk büyük kredi görüşmelerinde müşterilerimiz masanın karşısında bizi görmek istiyor. Biz de her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirerek bu güven ilişkisini güçlendirmeye çalışıyoruz.”

‘MERSİN’İN TİCARET HACMİNE DEĞER KATIYORUZ’

Mersin Limanı, serbest bölgesi ve güçlü lojistik ağıyla Türkiye’nin dış ticaretinde stratejik bir konumda yer alıyor. İhracatçı ve lojistik firmalarıyla çalışmanın kazandırdığı deneyimi ve bu firmaların öncelikli finansal ihtiyaçlarını Rukiye Tanrıkulu Yapsan şu sözlerle anlatıyor:

“Mersin Limanı’nın Türkiye’nin en yüksek konteyner kapasiteli limanlarından biri olması Şubemizin iş hacmini doğrudan şekillendiriyor. İhracatçı ve lojistik firmalar portföyümüzün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu müşterilerin öncelikli finansal ihtiyaçları akreditif ve dış ticaret finansmanı oluyor. Özellikle ham madde ithalatı yapan üreticiler için kısa vadeli işletme kredisi ve teyitli akreditif talepleri oldukça fazla. Kur riskini yönetmek isteyen firmalara yönelik forward işlemleri de son dönemde arttı. Serbest bölgedeki müşteriler ise vergisel avantajlar nedeniyle farklı yapılandırılmış ürünlere ihtiyaç duyuyor. Liman trafiğinin mevsimselliği de iş süreçlerine yansıyor; yaz aylarında tarım ihracatına bağlı işlemler, kış aylarında ise sanayi ürünleri ithalatı hareketleniyor.”

‘MÜŞTERİMİZİN SEKTÖRÜNÜ TANIMAYI ÖNEMSİYORUZ’

Bankacılıkta güvenin yalnızca doğru finansal çözümlerle değil, kurulan iletişimle de güçlendiğini belirten Rukiye Tanrıkulu Yapsan, her müşterinin beklentisine ve çalışma yapısına uygun bir iletişim dili benimsemeye özen gösterdiklerini ifade ediyor. Güven duygusunun ise verilen sözleri yerine getirmekten ve müşterinin faaliyet gösterdiği sektörü yakından tanımaktan geçtiğini aktarıp ekliyor:

“Güven, söylemle değil tutarlılıkla inşa ediliyor. Müşteriye verdiğim sözü tutmak, geri aramayı unutmamak, kötü haberi de iyi haber kadar hızlı iletmek bu tutarlılığın temelini oluşturuyor.

Müşteri portföyümüzde uluslararası ölçekte faaliyet gösteren ve profesyonel finans ekipleriyle çalışan firmalar olduğu gibi, küçük girişimciler ya da daha geleneksel yapıda olmasına rağmen büyük hacimli ticaret ve üretim yapan firmalar da var. Bu çeşitlilik, her müşteriye uygun, özelleştirilmiş bir iletişim dili benimsemeyi zorunlu kılıyor. Örneğin; profesyonel finans ekipleriyle yaptığımız görüşmelerde daha teknik bir dil kullanırken, KOBİ müşterilerimizle teknik bankacılık terimleri yerine daha sade ve anlaşılır bir anlatımı tercih ediyorum. Kredi maliyetini basit bir hesapla masa üstünde birlikte çözüyoruz.

Bir de şunu fark ettim; Mersin’de iş insanı, bankacısının kendi sektörünü gerçekten anladığını hissetmek istiyor. Bu nedenle çalışma arkadaşlarımı sektörleri yakından takip etmeleri konusunda sürekli teşvik ediyorum. Narenciye rekoltesini, liman istatistiklerini ya da demir-çelik fiyatlarını bilmek, müşterinin gözünde bizi daha güvenilir kılıyor.”

‘MERSİN’DE BANKACILIK YAPMAK FARKLI BİR DENEYİM’

Söyleşimizin sonunda sohbeti bu kez Mersin’in kendisine çeviriyoruz. Rukiye Tanrıkulu Yapsan, bu şehirde görev yapmanın yalnızca mesleki anlamda değil, kişisel yaşamında da önemli izler bıraktığını anlatırken, Mersin’in kendisine kazandırdığı deneyimleri şu sözlerle paylaşıyor:

“Mersin beni hem büyüttü hem de saydamlaştırdı. Profesyonel olarak çok sektörlü bir portföyü yönetmek, dış ticaret ürünlerine hâkimiyetimi derinleştirmek ve farklı kültürel kodları okumak anlamında ciddi bir birikim sağladı.

Kişisel olarak ise bu şehrin hızına, sıcaklığına ve biraz da kargaşasına alışmak beni daha esnek bir insan yaptı. İki çocuğumla birlikte denize yakın büyüyebilmek ayrı bir nimet.

Mersin’de bankacılık yapmak bana şunu öğretti: Kurumsal süreçler ne kadar sağlam olursa olsun, ikili ilişkileri doğru yönetmek gerekiyor. Çünkü burada güven, çoğu zaman sözleşmeden önce geliyor.”

04
04
05
06
previous arrow
next arrow