Sağlık
GRİBAL HASTALIKLARI CİDDİYE ALMALIYIZ
Grip ve soğuk algınlığı sık sık birbirine karıştırılır. Her iki hastalıkta bazı belirtiler benzer olsa da gripte yüksek ateş, şiddetli öksürük ve belirgin eklem ağrıları görülür ve bu durum hastalığın daha ağır seyretmesine neden olur. Soğuk algınlığında ise genellikle hafif ateş, burun akıntısı ve tıkanıklığı, kuru öksürük ile hâlsizlik ön plandadır.
Sağlık Hizmetleri ve İş Güvenliği Daire Başkanlığı
Daire Başkanı
Kış aylarının gelmesi ile özellikle günün büyük çoğunluğunu ofis çalışanları gibi kapalı ortamlarda geçiren bireyler arasında gribal hastalıkların görülme sıklığı ciddi oranlarda artış göstermektedir. Kuzey yarım küre ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de vakalar, ekim ayından başlayarak ocak ayına kadar artmakta, nisan ayından itibaren ise düşüşe geçmektedir.
Gribal hastalıklara neden olan iki yüze yakın virüs bulunmakla birlikte hastalık, kişinin bağışıklık durumuna, virüsün tipi ve hastalık yapıcı özelliğine, virüsün yayıldığı bölgelere ve hastalanan kişinin tedaviye uyumuna bağlı olarak hafif ağrıdan ölümcül seviyelere ulaşabilecek ciddiyette değişik seyirler göstermektedir.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl tüm dünyada 1 milyara yakın insan gribal hastalığa yakalanmakta, 3 ila 5 milyon insanda ciddi hastalıklara yol açmaktadır. Yine aynı raporda yılda ortalama 300.000 ila 600.000 arası gribal hastalık nedenli ölüm rapor edildiği bildirilmektedir1 (DSÖ, 2025).
GRİP Mİ? SOĞUK ALGINLIĞI MI?
Sağlık otoriteleri; grip hastalığını influenza virüsünün neden olduğu, çoğu vakalarda ciddi seyreden, yatak istirahati veya hastaneye yatış gerektiren, risk gruplarında ölüme yol açabilen yüksek ateş, yaygın eklem ağrısı ve/veya öksürükle seyreden hastalık olarak tanımlamaktadır.
Soğuk algınlığı ise gripten farklı olarak daha çok hafif bulgularla seyreden hafif ateş, burun akıntısı, hâlsizlik ve bazen öksürüğe neden olan hastalık olarak tanımlanmaktadır.
Grip ile soğuk algınlığı arasındaki farklar aşağıda yer alan tabloda ayrıntılı olarak tanımlanmıştır.
NASIL BULAŞIR?
Grip, hasta bir insanın öksürük ve hapşırıkla havaya saldığı virüs ihtiva eden partiküllerin sağlıklı insanlar tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşır. Kirli ellerle de yayılım mümkündür. Telefon gibi elden ele paylaşılan cihazlara temas etmek sureti ile bulaşması da söz konusudur. Kalabalık ortamlarda kolayca insandan insana geçiş gösterir.
HASTALIK SEYRİ NASILDIR?
Virüsün tipine göre değişmekle birlikte 1-2 günlük kuluçka süresinin ardından bulgular ortaya çıkar. İnfluenza gibi ağır seyirli bir virüs bulaşmış ise yüksek ateş (bütün grip hastalarında ateş olmayabilir), öksürük (genellikle kuru), baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları sıkça görülen bulgulardır. Soğuk algınlığında ise daha çok boğaz ağrısı, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, hâlsizlik, yorgunluk görülürken bazı virüs tiplerinde ishal ve kusma da tabloya eşlik edebilir.
Hastaların çoğu herhangi bir tıbbi tedaviye gerek kalmadan 1 hafta içinde iyileşirler. Öksürük ağır olabilir ve 2 hafta ya da daha uzun süre devam edebilir.
TEDAVİDE NELER KULLANILMALIDIR?
Çoğu hasta herhangi bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden iyileşir. Ancak risk grubundaki hastalar ile hastalığın ağır seyrettiği durumlarda medikal tedavi gerekebilir. Orta şiddette seyreden olgularda evde istirahat etmek, diğer insanlara bulaşmayı önlemek, yatak istirahati sağlamak ve bol sıvı tüketmek genellikle tedavi için yeterlidir.
Ateş gibi şikâyetler var ise ateş düşürücü alınmalı, hastalık seyri kötüleşiyorsa bir üst basamak tedaviye geçilmelidir. Tedaviler semptomlara göre belirlenmeli, burun tıkanıklığı varsa burun açıcılar, öksürük ve/veya balgam şikâyeti olanlar doktoruna danışarak önerilen öksürük şuruplarını kullanmalıdır.
Yüksek riskli hastalarda ciddi hastalık durumlarında antiviral tedavi önerilmektedir. Bu kategoride anılan hastalar şu şekilde tanımlanmaktadır:
GRİP TEDAVİSİNDE SERUM ETKİLİ MİDİR?
Grip ve soğuk algınlığı hastalarında uygulanan serumun tedaviye olumlu bir etkisi yapılan bilimsel araştırmalarda gösterilememiştir. Bunun tam tersine uygulanan serum ve içine katılan vitamin, steroid ve ağrı kesicilerin ciddi alerji riski taşıdığı yapılan bilimsel çalışmalarda gözler önüne serilmiştir2 (Demirtaş, 2025).
Cambridge Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada damar yolu ile serum uygulamasında alerji gelişme oranı 1/500 olarak bulunmuştur3 (Hahn, 2016). Bununla birlikte yapılan başka bir çalışmada ise ameliyat amacı ile anestezi uygulamalarında alerji gelişme oranlarının 1/10.000 olduğu bulunmuştur4 (Fisher, 2019). Bu çalışmalardan anlaşılacağı üzere serum tedavilerinin alınan anestezilerden daha yüksek alerji geliştirme riski bulunmaktadır.
Ülkemiz dışında dünyanın hiçbir gelişmiş ve gelişmekte olan ülkesinde gribal hastalıklarda yaygın serum takılması uygulaması bulunmamaktadır. Her yıl ülkemizde bu nedenle can kayıpları yaşanmakta, gelişen alerji ve ölüm risklerine karşı acil tıp uzmanlık dernekleri halkımızı uyarmaktadır5 (Demirtaş, 2025).
GRİPAL HASTALIKLARDA KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?
Grip hastalığı esnasında veya ardından ortaya çıkabilen en önemli komplikasyonlar sinüzit, orta kulak iltihabı ve zatürredir. Zatürre, grip virüsünün kendisi veya virüsün vücudun savunma sistemini bozması ve zayıflatması sonucu sonradan tabloya eklenen bakterilerin neden olduğu etkenlerle ortaya çıkabilmektedir.
Diğer nadir komplikasyonlar arasında menenjit, kalp zarı veya kalp kası iltihabı, çoklu organ yetmezliği görülebilmekte, ölümler genellikle belirtilen ciddi komplikasyonlar sonucu gelişmektedir.
Aşağıda yer alan bulgular gelişmiş ise zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalı, tedaviye başlanmalıdır:
HASTALIKTAN KORUNMA
Hastalıktan ve olası ciddi sonuçlardan korunmanın en etkili yolu aşılanmadır. Güvenli ve etkili aşılar mevcut olup 60 yıldan uzun zamandır kullanılmaktadır. İnfluenza virüsleri yıldan yıla değişim göstermektedir, aşıda bulunan virüsler, dolaşımdaki virüslerle eşleştiği zaman aşı çok etkili olmaktadır.
Gripten korunmada aşı kadar şu önlemleri uygulamak da önemlidir:
Hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmalı; metro, otobüs gibi toplu taşıma araçlarında veya kalabalık ortamlarda maske kullanılmalıdır.
- Hastalık döneminde, virüsün yayılmasını önlemek için diğer insanlarla temas mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.
- Öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burun bir mendille ya da dirseğin içiyle kapatılmalı; kullanılan mendil hemen kapalı bir çöp kutusuna atılmalı ve eller mutlaka yıkanmalıdır.
- Eller sık sık sabun ve suyla yıkanmalı; sabun ve su bulunamadığı durumlarda alkol bazlı el dezenfektanları tercih edilmelidir.
- Ellerle gözlere, burna ve ağza dokunmaktan kaçınılarak mikropların vücuda taşınması önlenmelidir.
- Mikroplarla temas ihtimali olan yüzeyler düzenli olarak temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
AŞI İLE KORUNMA
İnfluenza kaynaklı gribal hastalıklar için etkili bir aşı mevcuttur. Aşının, grip mevsimi başlamadan, ekim-kasım aylarında yaptırılmış olması önerilmektedir. Yaşlılarda koruyuculuğu sınırlı olabilse de hastalığın şiddetini, komplikasyonlarını ve ölüm riskini azaltması nedeniyle uygulanması gerekmektedir. Aşı ciddi komplikasyonlar açısından yüksek risk grubunda yer alan insanlar, bu insanların bakımıyla ilgilenen ve birlikte yaşayan insanlar için özellikle önem arz etmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından mutlaka aşı olması önerilen hasta grupları şu şekildedir6 (DSÖ, 2025):
GRİP İLE COVİD ARASINDA BENZERLİK VAR MIDIR?
Covid hastalığı, gripte olduğu gibi üst solunum yolunu etkileyen ve benzer belirtilere yol açan bir enfeksiyondur. Hastalığın etkeni yine bir virüs olduğundan, hastaya yaklaşım ve tedavi genellikle gribal enfeksiyonlarda olduğu gibi semptomların hafifletilmesine yöneliktir. Tat ve koku kaybı bazı Covid vakalarında görülebilen bir belirtiyken, gripte beklenen bir bulgu değildir. Her iki hastalıkta da korunma yöntemleri ve bulaştırıcılık büyük ölçüde benzerlik gösterse de her birinin farklı virüsler tarafından oluşturulduğu unutulmamalıdır.
Sonuç olarak, grip ve benzeri viral solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak; doğru hijyen alışkanlıkları, kalabalık ortamlarda maske kullanımı ve risk grubundakiler için düzenli aşılamayla mümkündür. Hastalığın ağır seyrettiği ya da komplikasyon şüphesinin oluştuğu durumlarda ise vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme önem taşır. Bu basit ancak etkili önlemler hem bireysel sağlığın korunmasına hem de toplumda hastalığın yayılımının azaltılmasına yardımcı olur.
Kaynaklar:
1,6: Dünya Sağlık Örgütü: Durum Raporları, Mevsimsel İnfluenza 2025 https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/influenza-(seasonal)
2,5. Doç. Dr. Erdal Demirtaş, 2025, Bilinçsiz “sarı serum” kullanımı solunumu aniden durdurma riski taşıyor (https://ankaraeah.saglik.gov.tr/TR-1245098/bilincsiz-sari-serum-kullanimi-solunumu-aniden-durdurma-riski-tasiyor.html)
3. Robert G. Hahn, 2016, Cambridge, Adverse effects of infusion fluids, Sayfa 262-269.
DOI: https://doi.org/10.1017/CBO9781316401972.036
4. Keith Fisher, MD., 2019, Can I be allergic to Anstezia? (https://www.healthline.com/health/anesthesia-allergy)