Şubeler
MÜŞTERİLERİMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ VE TİCARİ BÜYÜMESİNİ DESTEKLİYORUZ
Bankamızın gücü ve istikrarıyla müşterilerimizle yalnızca finansal işlemler yürütmüyor; birlikte büyüyerek şehir ekonomisine ve toplumsal değerlere katkı sunuyoruz. Yerel değerlerini koruyarak üretim gücünü artıran her işletme, Kahramanmaraş’ın ve ülke ekonomisinin geleceğini inşa ediyor. Bu yolculukta onların yanında yer almaktan gurur duyuyoruz.
Kahramanmaraş Şube Müdürü
Gaziantep’ten Kahramanmaraş’a doğru yola çıkıyoruz. Depremin ardından yeniden toparlanma sürecindeki şehirde bizi sıcakkanlı ve misafirperver ekibiyle Mustafa Yavuz Baştuhan karşılıyor.
Sohbetimiz Kahramanmaraş üzerine başlıyor. 1982 yılında Kahramanmaraş’ta doğan Mustafa Yavuz Baştuhan, memleketine olan bağlılığını her cümlesinde hissettirirken şehrin hem doğal güzelliklerini hem de mutfağını büyük bir keyifle anlatıyor.
Mesleki kariyerine dair süreci ise şu sözlerle aktarıyor: “İlk ve ortaöğrenimimi Kahramanmaraş’ta tamamladım. Üniversite eğitimimi Kayseri Erciyes Üniversitesi İktisat Bölümünde bitirdim. Bankacılık kariyerim Şubat 2008’de Bankamızın Karaköy/İstanbul Şubesinde başladı. Aynı yılın aralık ayında Kahramanmaraş Şubesine tayin oldum. Daha sonra Sanayi Sitesi ve İstasyon şubelerinde görev aldım. Bu süreç, sahayı yakından tanıdığım, esnaf ve KOBİ dinamiklerini derinlemesine öğrendiğim çok kıymetli bir dönem oldu.”
Temmuz 2021’de Elbistan Şubesinde ilk şube müdürlüğü görevine başlayan Mustafa Yavuz Baştuhan, bu sürecin kendisi için yalnızca bir ünvan değişikliği değil; aynı zamanda sorumluluğun ve ekip yönetiminin daha yoğun hissedildiği önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade ediyor. Ocak 2024’te Sanayi Sitesi Şube Müdürü olarak görev aldıktan sonra Aralık 2024’ten bu yana Kahramanmaraş Şube Müdürü olarak görevini sürdürüyor.
Evli ve üç erkek çocuk babası olan Mustafa Yavuz Baştuhan, yoğun iş temposu dışında zamanını ailesine ayırdığını belirtiyor. Doğayla iç içe olmaktan, toprakla uğraşmaktan ve mevsiminde sebze-meyve yetiştirmekten keyif aldığını anlatıyor. Çocuklarının müziğe ilgisini ve sanatla iç içe bir aile yapısını anlatırken birlikte geçirilen zamanın önemini vurguluyor.
Bu keyifli sohbete sorularımızla devam ediyoruz.
‘EKİP ARKADAŞLARIMIZIN YETENEKLERİNİ GÖRÜNÜR KILMAYI ÖNEMSİYORUZ’
Başarılı bir ekip oluşturmanın en önemli unsurlarının başında açık ve şeffaf iletişim geldiğini belirten Mustafa Yavuz Baştuhan, herkesin kendini ifade edebildiği ve fikirlerini paylaşabildiği bir ortamın hem güveni artırdığını hem de ortak aklı güçlendirdiğini ifade ediyor. Net sorumluluk paylaşımının ise ekip içindeki rol ve katkının doğru şekilde anlaşılması açısından kritik bir önem taşıdığını ifade ediyor.
Güçlü bir ekibin yalnızca görev dağılımıyla değil, ortak hedef bilinciyle oluştuğunu dile getirirken aynı hedefe odaklanmanın ve yapılan işin anlamını hissettirmenin sürdürülebilir başarıyı beraberinde getirdiğini söylüyor. Bu çerçevede şubelerinde 11 pazarlama ve 13 operasyon olmak üzere toplam 24 çalışma arkadaşıyla hizmet verdiklerini aktarıyor. Ekip yönetiminde en temel değerinin adalet ve çalışanların mutlu, huzurlu bir ortamda çalışması olduğunu da özellikle vurguluyor.
Bir diğer önemli unsurun güven ortamı olduğunu ifade eden Mustafa Yavuz Baştuhan, çalışanların inisiyatif alabildiği, hata yapmaktan çekinmediği ve gelişim fırsatı bulduğu bir yapının hem bireysel hem ekip performansını güçlendirdiğini belirtiyor. Bu nedenle düzenli geri bildirim ve takdir kültürüne önem verdiklerini de ekliyor.
“Başarı, sadece rakamlarda değil; ekip içinde oluşan güven ve uyumda ortaya çıkar.”
‘ŞUBEMİZ ÇÖZÜM ODAKLI ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMIZ SAYESİNDE TERCİH EDİLİYOR’
Çalışma arkadaşlarının tutumu, yaklaşımı ve uzmanlığının şubenin tercih edilmesinde kritik bir rol oynadığını vurgulayan Mustafa Yavuz Baştuhan, sadece işlem yapan bir yapı olmadıklarını, müşterileri birer iş ortağı olarak gördüklerini ve onların yanında yer alarak işlerini büyütmelerine destek olduklarını ifade ediyor.
“Müşterilerimiz Şubemizi, güler yüzlü, ilgili ve çözüm odaklı çalışma arkadaşlarımız sayesinde tercih ediyor. Hizmetin her aşamasında kaliteli, hızlı ve doğru çözümler sunarak müşteri memnuniyetini öncelikli kılıyoruz. Halkbank’ın güçlü kurumsal yapısı ve 1938’den bu yana sağladığı güven, müşterilerimizin Bankamıza olan güvenini pekiştiriyor.” diyerek hizmet anlayışlarını özetliyor.
‘ESNAF VE KOBİ’LERLE İŞ ORTAKLIĞIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ’
Esnaf ve KOBİ bankası kimliğini yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmediklerini belirten Mustafa Yavuz Baştuhan, müşterilerin ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunmayı ve uzun vadeli iş ortaklığı kurmayı esas aldıklarını ifade ediyor. Şube olarak esnaf ve KOBİ müşterileriyle sürekli temas hâlinde olduklarını, onları yalnızca banka müşterisi değil, iş ortağı olarak gördüklerini dile getiriyor. Her işletmenin hikâyesine değer verdiklerini ve gelişim süreçlerini birlikte planladıklarını vurgulayarak paylaşımına anılarını ekliyor:
“Deprem sonrası Elbistan’da görev yaptığım dönemde inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeye konteynır şubede hizmet vererek yatırım kredisi sağladık. Bu destekle birlikte işletme kısa sürede büyüme kaydetti. Müşteri süreci şu sözlerle özetlemişti: ‘Halkbank sayesinde bu yatırım sonrası 1 yıllık ciromuzu 1 ayda yapar hâle geldik.’
Bu örnek, Halkbank’ın yaklaşımını net şekilde ortaya koyuyor. Biz sadece işlem yapan bir banka değil; esnafın ve KOBİ’lerin zor zamanlarında yanında olan, iyi günlerinde büyümelerine eşlik eden ve çözüm üreten bir yapıyız.”
‘ZOR GÜNLERDE BİR BANKADAN FAZLASI OLDUK’
Deprem sonrası Kahramanmaraş’ta ilk aşamada temel ihtiyaçların karşılanması ve işletmelerin ayakta kalmasının öncelikli olduğunu belirten Mustafa Yavuz Baştuhan, yeniden yapılanma sürecini şu sözlerle değerlendiriyor:
“O günlerde bölgenin üretim gücü ve ticari refleksi, toparlanmanın beklenenden daha hızlı ilerlemesini sağladı. Sanayi üretimi ve ticaretin yeniden ivme kazandığı bu dönemde, şube yönetimi olarak rolümüz yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalmadı. Müşterilerimize doğru yönlendirme yapmak, risklerini analiz etmek ve sürdürülebilir büyüme için yol göstermek önceliklerimiz arasında yer aldı. Özellikle yatırım süreçlerinde doğru zamanda doğru çözümler sunmak kritik önem taşıdı.
Bu süreçte hız, erişilebilirlik ve güven temel önceliklerimiz oldu. Sahada aktif, çözüm odaklı ve koordineli bir yaklaşımla hareket ederek müşterilerimizin yeniden ayağa kalkma sürecinde yanlarında yer aldık. Kendimizi yalnızca bir finans kuruluşu değil, bölgenin ekonomik toparlanmasında aktif rol üstlenen bir çözüm ortağı olarak konumlandırdık.
Bu deneyim, bankacılığın sadece finans sağlamak değil, zor zamanlarda güven vermek ve birlikte yeniden ayağa kalkabilmek olduğunu bir kez daha gösterdi.”
‘ÜRETİM ÇEŞİTLİLİĞİYLE KAHRAMANMARAŞ EKONOMİSİNE GÜÇ KATIYORUZ’
Kahramanmaraş denildiğinde akla ilk olarak Maraş dondurmasının geldiğini hatırlatan Mustafa Yavuz Baştuhan, şehrin ekonomik gücünün bununla sınırlı olmadığını ifade ediyor; tarhana, kırmızı pul biber ve fıstık ezmesi gibi coğrafi işaretli ürünlerin de bölgenin üretim kültürünü yansıtan önemli değerler arasında yer aldığını vurguluyor. Bununla birlikte tekstil, metal mutfak eşyaları ve kuyumculuk sektörlerinin şehrin üretim yapısında belirleyici bir rol üstlendiğini, özellikle tekstilin istihdam ve ihracat açısından lokomotif konumda olduğunu belirtiyor.
Deprem sonrası yeniden yapılanmayla birlikte inşaat sektörünün de ekonomik hareketliliğe katkı sağladığını dile getiren Mustafa Yavuz Baştuhan, bu sektör çeşitliliğinin Kahramanmaraş ekonomisinin dayanıklılığını artırdığını ifade ediyor. Bu alanlarda faaliyet gösteren işletmelerle çalışmanın kendileri için ayrı bir değer taşıdığını söylerken bu işletmelerde yalnızca ticaretin değil; emek, ustalık ve köklü bir üretim kültürünün de yer aldığını belirtiyor ve ekliyor:
“Biz de Halkbank olarak bu işletmelerin yanında yer alırken yalnızca finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesine geçmeye çalışıyoruz. Üretim kapasitelerini artırmaları, ihracata yönelmeleri, yeni pazarlara açılmaları ve markalaşma süreçlerini güçlendirmeleri adına destek oluyoruz. Bu süreçte kurulan ilişki ise klasik müşteri-banka ilişkisinin ötesine geçerek uzun vadeli bir iş ortaklığına dönüşüyor.”





